Teacher Azra

Zanzibar’a gelmeden önce aklımda hiç buraya gelme fikri yoktu. Her şey bir anda gelişti ve Africamp projesini gördüğüm anda “aradığım işte bu” deyip biriktirdiğim bütün paramı bunun için kullanmaya hazır olduğumu hissettim. Ve işte buradayım. Pişman mıyım? Asla. Hayatımın en farklı günlerini burada yaşadım. Bir çok şeyle ilk defa burada karşılaştım. Bir çok şeye ilk defa burada alıştım. Hatırlıyorum da ilk gece uyumadan önce çok zorlanmıştım, böceklerden korkum büyüktü… Dedim ki kendi kendime: “Bu gece bir geçsin, sonraki geceler uyurken hiç zorlanmayacaksın” Sonra usturlab ekibinin gelmesiyle kendimi böceklerle barışmış halde buldum. Nasıl oldu bilmiyorum.

Burada çok çabuk insanlara alıştım. Öyle ki, burada bir hafta sanki bir ay gibi geçiyor. Çok kısa sürede çok kuvvetli ilişkiler kurduk. Hem gönüllülerle hem de öğrencilerle. Bir gün dikiş atölyesindeyken öğrencilerden biri yanıma gelip “Teacher Azra” dedi. Çok duygulandığım bir andı. Bir tek bu değil elbet, ne zaman yeni kelimeler öğrensek, ne zaman köyün içine karışsak, ne zaman gülümsesek insanlara ve ne zaman birileri bizi kendinden kabul edip bize selam verse, o anlar hep aramızdaki duvarların kalktığı anlardı.

Bir de okyanus meselesi var. Bazen işlere dalsan bile ne zaman kafanı çevirsen orada sonsuz bir huzurun yattığını bilmek, onun sesiyle uyanmak… Video değil, tamamen gerçek. Ben size okyanusun kokusunu nasıl anlatabilirim ki?
Okyanusun altını, balıkları ve mercanları, sıcacık okyanus suyunu, beyaz kumu, topladığımız deniz kabuklarını, dalından coconut yemeyi, Stone Town’da Türk usulü indirim yaptıra yaptıra alış veriş yapmanın güzelliğini, çeşit çeşit baharatları, kampüsümüzün sevimli köpeklerini ve Furkan’ın köpekleri nasıl sevdiğini, Zeynep Sena’nın Marco ile nasıl muhabbet ettiğini, Cherry’nin nasıl poz verdiğini, Bilal’in nasıl “Münira” dediğini, Şule’nin anneleri nasıl mutlu ettiğini, Feyza’nın sabrını, Hatice Abla’nın çok sevdiği akşam toplantılarını, Beyza’nın enerjisini, Kevser ablanın gizli sürprizlerini, İshak’ın nasıl her seferinde günün kahramanı olduğunu ve Süleyman’ın ne kadar iyi araba kullandığını nasıl anlatabilirim ki?

Ben tüm bunlara alışmışken şimdi gidiyorum. Yaşadıklarım bende kalır, yaşayamadıklarım da size nasip olur inşallah. Buraya gelirseniz Afrikalı bir çocuğun yüzünde kocaman bir gülümseme olabilirsiniz. Hayatınızın en anlamlı anlarını burada bulabilirsiniz. Belki bir gün her şey yarım kalmış gibi geri dönersiniz, ama olsun, sizin yaşadıklarınız size kalır, yaşayamadıklarınız da diğer gönüllülere nasip olur inşallah.

Azra Gül Orekici

Add Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *